YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç Rektörlerle “Darbe” Konusunu Görüştü

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ve Rektörler Darbe Sürecini Görüştü
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ve Rektörler Darbe Sürecini Görüştü
Daha Fazla Göster

YÖK tarafından yapılan ve Üniversite Rektörlerinin katılımı ile gerçekleşen “Acil Toplantı” başlıklı görüşme sonucunda Darbe Karşıtı bir duruş sergilendi ve ortak bir basın Açıklaması yapıldı.

Türk Demokrasisine karşı işlenen bu suçun hiçbir gerekçesi olamayacağını belirten YÖK ve Üniversite Rektörleri bu konudaki duruşlarının oldukça net olduğunu ifade ettiler.

Konuyla alakalı olarak YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç tarafından yapılan konuşmanın yazılı metni ve Üniversite Rektörleri ile birlikte hazırlanan Basın Bildirisini sizlerle paylaşıyoruz.

 

 

 

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç – Basın Açıklaması

Sayın YÖK Üyeleri Sayın Rektörler,

Değerli çalışma arkadaşlarım,

Değerli basın mensupları.

15 Temmuz 2016, Cuma gecesi yüce milletimizin iradesine karşı düzenlenen, demokrasi tarihimize kapkara bir leke olarak geçecek bu menfur girişimi nefretle kınadığımızı, millet iradesine sahip çıktığımızı beyan etmek ve devletimize, demokrasi ilkelerine olan bağlılığımızı tüm gücümüzle ve hep birlikte ifade etmek amacıyla buradayız…

Başkomutanımız, Sayın Cumhurbaşkanımızı buradan saygı ile selamlıyoruz, Kendisinin gösterdiği yüksek irade, komuta ettiği güçler ve Milletimizin vakur ve inanılmaz duruşu, şükürler olsun ki ülkemizi karanlık gecenin sabahına çıkardı…

Değerli basın mensupları, değerli hocalarım Herkes bilmelidir ki üniversiteler ülkelerinin zor günlerinde ayakta duran, parlamaya ve insan sorunlarına bilgelik ile yaklaşmaya devam eden, güçlü kurumlarıdır. Sağlam temellerin, kaygan bir zemin haline geldiği günlerde bilgeliğini koruyan ve yön veren kurumlardır.

Bilinsin ki Türk akademik dünyası da aralıksız ve daha da disiplin ile ve her alanda daha da dikkatle çalışmaya devam edecektir. Milletimiz Cumhuriyetimize ve demokrasimize olan inancını ortaya koymuş ve var gücüyle savunmuştur.

Biz de hem marifet hem de fazilet sahibi olarak mezun ettiğimiz her evladımızın bu milletin istikbali ve ikbali için çalışacağına gönülden inanıyoruz. 2 Değerli hocalarım Hepimiz buradan Yüce Türk Milletine gururla ve karalılıkla ifade ediyoruz ki:

  • Türkiye bir demokrasi ülkesidir.
  • Üniversitelerimiz, milletinin değerlerine, devletine bağlı kurumlardır.
  • Yetiştirdiğimiz ve yetiştireceğimiz nesiller, milletin, ay yıldızlı bayrağının ve ülkenin bölünmez bütünlüğünün sahibidirler.
  • Her bir gencimiz âlemleri içinde taşıyan bir değerdir ve bu güç, onları zalimin değil mazlumun, anarşinin değil istikrarın, kanunsuzluğun değil hukukun ve kanunların yanında kılar…

Vatansever nesiller yetiştirmenin önemi ruh, ve vicdan dünyamızın derinden sarsıldığı bugünlerde ne kadar büyük bir ehemmiyet kazandı…!

Gördük ki vatanseverlik ve vatansever nesiller yetiştirmek tüm 21. yüzyılın değerlerinin en önünde ve üzerindedir. Yetiştirdiğimiz gençler ülkelerine ve milletinin değerlerine bağlı ve bu bağlılığı başka hiçbir aidiyetle kıyaslamayan bir vicdanla donanmalıdırlar: Bunu tam anlamıyla gerçekleştirmeye dünden daha büyük bir azimle çalışacağız.

Değerli hocalarım, Türkiye üniversiteleri bundan sonra da akıl, bilim, iman ve irfanla hiç durmadan yoluna devam edecektir.

Takdir edersiniz ki; Demokrat bir ülkenin en değerli kaynağı gelişmenin amacı ve aracı olan, insana değer veren sistemlerdir. Bu sistemleri ciddi bir disiplin içerisinde siz yöneteceksiniz.

Değerli hocalarım, Anayasal olarak Yüksek Öğretim Kurulumuzun doğrudan bağlı olduğu makamın sahibi olan ve sağlam iradesiyle bu büyük badirenin atlatılmasını sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza, Türk akademik camiasının başkanı olarak bir kez daha engin duygularımızla bağlılığımızı ve bu buhranlı dönemde göstermiş olduğu liderliği dolayısıyla şükranlarımızı arz ederim.

Ve son söz: Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir. Hepinizi saygıyla selamlıyorum…

 

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ve Rektörler Darbe Sürecini Görüştü
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ve Rektörler Darbe Sürecini Görüştü

 

YÖK ve REKTÖRLER Tarafından Yapılan Açıklama

Yükseköğretim Kurulu, tüm üniversitelerimiz ve akademik camia olarak kamuoyuna beyan ederiz ki;

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 15 Temmuz 2016 gecesi tarihinin en ağır saldırılarından birine maruz kalmış; ülkenin demokratik yapısı, anayasal düzeni, parlamenter sistemi, milli bütünlüğü, iç barışı ve millet iradesi hedef alınmıştır. Ülke yönetimini gayrimeşru yollardan ele geçirmek, millet iradesini kanlı bir şekilde bastırmak, halk üzerinde dış güçlere bağlı bir azınlık otoritesi oluşturmak amacıyla başlatılan bu kalkışma, yine milletin bizzat kendisi tarafından bastırılmış ve akamete uğratılmıştır.

Türkiye’nin seçilmiş, meşru Cumhurbaşkanını görevden uzaklaştırarak hayatına kastetmek, meşru hükûmeti devirmek, meşru parlamentoyu kapatarak bir cunta rejimi kurmak için gerçekleştirilen bu darbe girişiminin, yıllardır Devlet içerisine yerleşerek bütün kurumlara yayılan, Devlet içinde ayrı bir devlet gibi örgütlenen bir şebekenin girişimi olduğu alenen ortaya çıkmıştır.

Cumhurbaşkanımızın ve hükûmetimizin devlet yapısından ayıklamaya çalıştığı bu terör şebekesi, Türk Silahlı Kuvvetleri içine sızmış unsurları ve bunların sivil yapılarda hâlâ mevcut olan uzantılarıyla silahlı bir isyana teşebbüs etmiş, yönetime gayrimeşru yollarla el koymaya çalışmıştır.

Gözü dönmüş bu şebekenin kirli amacına ulaşmak için eşi benzeri görülmemiş bir şekilde, Türkiye Büyük Millet Meclisini bombaladığını, Cumhurbaşkanlığı Külliyesini ele geçirmek için halkın üzerine ateş açtığını, Türk milletinin teröre karşı en önemli unsurlarından olan Özel Harekât Birliğini füze ile vurarak onlarca polisi, Boğaz Köprüsünde ve başka yerlerde sivil halkın üzerine gözünü kırpmadan ateş açarak masum ve silahsız insanları katlettiğini içimiz kan ağlayarak gördük ve yaşadık.

Cumhurbaşkanımız, Meclisimiz, Hükûmetimiz, kahraman polisimiz ve ordumuzun emir ve komuta zincirine bağlı şerefli unsurları ve tüm milletimiz dirayetle bu kalkışmayı kısa zamanda durdurmuş, ülkeyi bir uçurumun kenarından döndürmüşlerdir. Biz Türkiye Yükseköğretim sistemini oluşturan üst kurumlar ve Üniversitelerimizin yöneticileri, öğretim elemanları ve çalışanları olarak, millet iradesine ve Türkiye’nin demokratik sistemine karşı gerçekleştirilen bu kanlı kalkışmayı lanetliyoruz. Türkiye, demokrasi konusundaki inancını, ısrarını uzun yıllardır sürdürmektedir.

Demokrasi karşıtlığına bir Başbakanı kurban verdik. Nice hükûmetler devrildi. Demokrasi karşıtları en son 1980’de silah zoruyla yönetimi ele geçirdi. Demokrasi karşıtı kalkışmalar Türk halkına ağır bedeller ödetti. Türk halkı Demokrasi istiyor, kendi iradesiyle yönetilmek, kendi iradesiyle seçilmiş hükûmetler tarafından yönetilmek istiyor. Bu kuvvetli millet iradesi sonraki post modern darbeleri de boşa çıkardı. Üniversite sayımız 200’e yaklaştı. Bilimsel araştırmaya Cumhuriyet tarihinde görülmemiş oranda kaynak aktarıldı.

Türkiye kendi milli teknolojisini geliştirme yolunda önemli yatırımlar yaptı. Bütün bunlar halkın iradesinin yönetimde söz sahibi olması sayesinde mümkün oldu. Türkiye’yi yavaşlatmak, önünü kesmek, tökezletmek, yapabiliyorlarsa parçalayıp yok etmek isteyen düşmanlar, bunun için birçok yol deniyorlar. Terör bunun en önemli aracıdır.

Ülke ekonomisini tahrip etmek, Türkiye’yi etrafındaki savaş bataklığına sürüklemek, iç çatışmalar çıkarmak Türkiye düşmanlarının silahlarındandır. Bunun için iç unsurları ve organizasyonları da kullanıyorlar. 15 Temmuz gecesi bu oyunun yeni bir safhasına şahit olduk. Ülkemiz insanı haketmediği manzaralarla karşılaştı. Milletimiz, kendi savaş uçaklarının ve tanklarının kendi Meclisini bombaladığını, Cumhurbaşkanlığı Külliyesini vurduğunu, kendisine acımasızca ateş açtığını gördü.

Bu, lanetlenesi bir girişimdir.

Sorumluları bir an önce hukuk önünde hesap vermeli, hakettikleri cezalara çarptırılmalıdır. Bu konuda Üniversitelerimize düşen görevler vardır. Devletin içindeki paralel yapılanmanın, uyuşturulmuş bu zihniyetin akademik dünyadaki uzantılarının da farklı olması beklenemez. Özgür ve bilimsel düşüncenin en büyük düşmanı olan bu yapılanmanın Üniversiteleri ele geçirmesine, ülkenin bilimsel ve teknolojik gelişmesini baltalamasına aslâ müsaade edilemez.

Başta Cumhurbaşkanımız, Meclisimiz, Hükümetimiz, kahraman polisimiz, onurlu Türk ordusu mensuplarımız ve medyamız olmak üzere, halkımızın kanıyla canıyla koruduğu demokratik parlamenter sistemimizin yanında bulunduğunu ve savunucusu olduğunu göstermek, varlık sebebi olan özgür ve bilimsel düşüncenin yanında yer almak üniversitelerimizin asli görevidir. Bu konudaki hassasiyetimizin uygulamalarla da pekiştirileceğinden kimsenin şüphesi olmasın.

Demokrasinin en önemli savunucularından olan üniversitelerimiz için gün, demokrasiye sahip çıkma günüdür. Bütün akademik camiamız milletin iradesine saygı ve demokrasiye sahip çıkma noktasında tek vücut halindedir. Demokrasi şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar dileriz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Yükseköğretim Kurulu ve Tüm Üniversite Rektörleri

 

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ve Rektörler Darbe Sürecini Görüştü
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ve Rektörler Darbe Sürecini Görüştü

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

İngilizce Dil Eğitim Seti