Ücretli Öğretmenlere Sınavsız Mülakat Sözü Yeni Bir KAOS Doğuracak

Ücretli Öğretmenlere Sınavsız Mülakat Sözü Yeni Bir KAOS Doğuracak

Son yıllarda Ücretli Öğretmenlik ciddi anlamda ön plana çıkmaya başladı ve aslında bu eğitim sistemimiz için büyük bir dipsiz kuyu.

Kadrolu, Sözleşmeli ve Ücretli Öğretmenlerimize öncelikli olarak görevlerinde başarılar diliyorum.

Son yıllarda Ücretli Öğretmenlik ciddi anlamda ön plana çıkmaya başladı ve aslında bu eğitim sistemimiz için büyük bir dipsiz kuyu.

Bu kuyuyu yaratanlar kesinlikle Ücretli Öğretmenlik yapan arkadaşlar değil. Bu kuyuyu kazan ve tüm eğitim sistemini de içine atan uygulanan sistem, yönetimsel zafiyetler ve elbette ki bürokrasi.

Şimdi ise dipsiz kuyu içerisine bir kuyu daha açılmaya çalışılıyor. Bir yanlıştan dönmek yerine yanlışın üstüne bir yanlış daha yapılıyor. Ve sistem içindeki kaos daha büyütülüyor.

 

Aslında Beklemek ve Görmek Lazım

Şuan Ücretli Öğretmenlere verilen Sınavsız Mülakat Müjdesi üzerine çok fazla yorum yapmak mümkün değil. Çünkü resmiyette sistem nasıl olacak bilemiyoruz.

Ancak bilinen bir gerçek var ki ülkemizdeki siyasi yapı ve özellikle Milli Eğitim Bakanlığı daha doğru dürüst bir sistem hazırlamadan açıklama yapmakta ve tüm tarafları birbirine düşürmekte oldukça muktedir.

Ve bu örneğin bir tanesi de Milli Eğitim Bakanı İsmet YILMAZ tarafından bir canlı yayında ortaya konuldu. Bakan açıklamasında şu cümleleri kurdu.

  Bakan Yardımcısı Formasyon Programlarının Kapatılması Gerektiğini Vurguladı

“Ücretli öğretmenlerin mağdur olduğuna ben de inanıyorum. Şöyle bir kanuni değişiklik yapacağız. Bizde beş yıl ücretli öğretmenlik yaparak, öğretmenlik tecrübesini kazanmış kimselere, üç katı kontenjana girme şartı olmadan mülakat hakkı konusunda bir imtiyaz tanıyacağız. Bu da onların uğradığı kaybı biraz giderecektir.”

 

Bu Mantık Çok Büyük Kaos Doğuracak

Öncelikli olarak ben Ücretli Öğretmenlik Sistemine tamamen karşıyım.

Çünkü Öğrenmen Part-Time çalışacak bir eleman değildir. Bir Satış Danışmanı veya İş Sağlığı Uzmanı da değildir.

Öğretmen belli haklara sahip olması gereken, diğer öğretmenlerin ve öğrencilerin gözünde saygı duyulması gereken ve tabi ki bu işi düzenli olarak yapması gereken bir kişidir.

Ancak Ücretli Öğretmenlik bu işin en dibine konulan, Öğretmenlin ayrışmasına sebep olan, Kimseye hakkınız teslim etmeyen bir sistemdir.

Aşçılık Bölümünden mezun olan bir Ön Lisans mezununun Sınıf Öğretmeni olması, İktisat mezunu bir kişinin Matematik Öğretmeni olması, Coğrafya mezunu bir kişinin Ana Sınıfı Öğretmeni olması yanlıştır.

  Şubat 2017 Sözleşmeli Öğretmen Ataması Takvimi ve Kontenjanları Belli Oldu

Hem de çok büyük bir yanlıştır.

Gelecek nesillerin temellerine konulan bir dinamitten farksızdır.

 

Ön Lisans Mezunu, Formasyon Yok 

Şuan Ücretli Öğretmenlere 5 yılın sonunda Direkt Mülakat Sözü verilmesi büyük bir yanlıştır.

Öğretmen Eksiği olduğu için Su Ürünleri MYO’dan mezun olan ve Sınıf Öğretmeni olarak görev yapan, bunu da 5 yıl sürdüren bir kişinin 4 Yıl Eğitim Fakültesinde bu işin eğitimini alan bir Öğretmen Adayından daha iyi ders vermesi beklenilemez.

Eğer bu şekilde bir atama yapılırsa da Hakkaniyet ve Liyakat konularında MEB büyük bir hata yapacaktır. Ve en başta Eğitim Fakülteleri olmak üzere Öğretmen yetiştiren bütün bölümlerin statüsünü yerle bir edecektir.

Bu hem MEB için hem YÖK ve Eğitim Fakülteleri için hem de Eğitim Sistemimiz için bir Dinamit Etkisi yaratacaktır.

4 yıl bu işi yapmak için eğitim alan ancak Kadro Açılmadığı için ataması yapılmayan Öğretmen Adayları, daha ucuza çalıştıkları için MEB tarafından bir anlamda Taşeron İşçi statüsünde görev yapan Ücretli Öğretmenler karşısında ezileceklerdir.

  Eylül Ayına Kadar Ücretli Öğretmenlerin Yerine 14.000 Sözleşmeli Öğretmen Atanacak

 

Peki, Olması Gereken Sistem Nedir?

Tabi ki bu sistemin MEB tarafından onaylanması söz konusu dahi olamaz.

Çünkü ne kadar ucuz iş gücü ile eğitim verilirse o kadar iyi MEB Gözünde.

Eğitimin Kalitesi, Gelecek Nesillerin Bilgisi vs. onlar çok da umurunda değil gibi kimsenin.

  • Ücretli Öğretmenlik kaldırılmalıdır.
  • Öğretmen Açıkları belirlenmeli ve 50.000 – 100.000 ne kadar Öğretmen Açığı varsa 2-3 yıla yayarak alım yapılmalıdır.
  • Pedagojik Formasyon Eğitimleri üniversitelerin kazanç kapısı olmaktan çıkarılmalıdır.
  • Eğitim Fakültelerine ellerinden alınan saygınlık geri verilmelidir.
  • Sistem içindeki Kadrolu ve Sözleşmeli Öğretmenlik kaldırılmalı, Tek yapı uygulanmalıdır.
  • Doğu bölgesindeki Zorunlu Hizmet Faktörü devam ettirilmeli ve her öğretmenin bu bölgelerde eğitim vermesi sağlanmalıdır.
  • Eğitimdeki kaliteyi sağlayabilmek adına öğretmenlerin Hizmet İçi Eğitimleri daha doğru bir hale getirilmelidir.
  • Öğretmenlerin kendilerini geliştirmeleri için çalışmalar, analizler, eğitimler ve sınavlar yapılmalıdır.

Ve en önemlisi Eskimiş, Dağılmış, Köhnemiş ve iyice Yaşlanmış Eğitim Sistemimiz komple elden geçirilmeli, İdeoloji ve Siyasi Görüşlerin dışında yeniden yapılandırılmalıdır.

Taban Puanları için tıklayınız
Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YORUM
Açıköğretim